İdlip’li 9 Yaşındaki Hasan’ın Anlattıkları ve Korku Üstüne Bir Konuşma/Besim Altunöz

0
316

Ey insanlar size hikayeler topluyorum. Özellikle çocukların hikayeleri. Kah Suriyeli bir çocuğun hikayesi, kah bir matbaa işçisi çocuğun hikayesi, kah bir öğretmen anne babanın çocuğunun yaşadığı yalnızlığı anlatan hikayeler.

Çocukların vatanı olmaz. Çocuklar ki en masum en güzel en cennet yanı insanoğlunun. İşte şimdi size İdlip’li Hasan’ın hikayesini anlatacağım.

Bilin, duyun ve öğrenin…

Besim Altunöz: Merhaba adın ne?

Suriyeli Çocuk: Adım Hasan.

Besim Altunöz Kaç yaşındasın?

Suriyeli Çocuk : Ğammo (amca) 13 yaşımdayım.

Bence sen 13 yaşında değilsin. Gerçek yaşını söyle.

Vallahi billahi Ğammo 13 yaşındayım. Benden ne istiyorsun. Ben 13 yaşındayım.

Oğlum korkma, ben senden ne isteyim, sadece sohbet etmek istiyorum. Fakat gerçek yaşın 13 değil senin… Merak ettim.

Ğammo ben 9 yaşındayım. Fakat küçüğüm diye beni çalıştırmıyorlar. Onun için 13 yaşındayım diyorum.

Anladım. Tamam korkma, ne zamandır Türkiye desin?

Ğammo biz 2 yıldır buradayız. Antakyadayız yani. Daha önce kamptaydık. Şimdi buradayız.

Kaç kardeşsiniz Hasan?

Biz yedi kardeşiz.

Annen Baban ne iş yapıyor?

Annem evde iş yapıyor. Bize bakıyor, yemek yapıyor, bulaşık, çamaşır bize yemek yapıyor. Babam bazen iş buluyor, ev taşıyor, kazmaya gidiyor. Şimdi kavuna gidiyor. Kavuna gitmesi güzel, bize kavun getiriyor. Kavun çok tatlı.

Çok güzel Hasan bende kavun severim. Fakat tatlı olacak yumuşak olacak. Bak benim ağzımda diş yok. Ancak yumuşak kavun olursa yiyorum. Baban önemli bir iş yapıyor. Bizim yiyeceğimiz kavunları topluyor demek ki. Aferim ona.

Babam bize de kavun getiriyor. Hep orada çalışsın iyi oluyor.

Peki Hasan Suriye’nin neresinde oturuyordunuz?

Biz İdlip’ten geldik.

İdlip şehrini bizi tanıtır mısın?

İdlip uzak bilmiyorum. Biz 2 yıl oldu geleli, şimdi bilmiyorum. Hatırlamıyorum.

Hasan en çok hangi yemeği seviyorsun?

Dondurma!

Dondurma yemek değil ki. Yemek diyorum. Döner felan gibi. Kızarmış patates, makarna hangisi en çok?

Dondurma!

Peki dondurma olsun. Peki kardeşlerin kaç yaşında neler yapıyorlar? Sen okula gidiyor musun?

Biliyor musun Leyla öldü. Çok hastalandı. Çok doktora götürdük. Ben okula gidiyorum. Diğer kardeşlerim de okula gidiyor, bazıları çalışıyor. Abim babamla çalışıyor. Ablam var onu evlendirecekler. Okumuyor.

Hasan İdlip’ten Türkiye’ye neden geldiniz biliyor musun?

Biliyorum oraya DAİŞ  gelecek dediler.  Bunun için geldik.

Türkiye’ye nasıl geldiniz? Nerelerden geçtiniz hatırlıyor musun?

Ğammo ben bilmiyorum. Ben sadece burada çalışıyorum.

Peki Hasan sen bizi sevmedin sanırım. Ne resim çektiriyorsun. Ne bize anlatıyorsun.  Bak Ğalya beni tanır. Beş yıldır, konuşuruz.

Ğammo biz seni seviyoruz. Ama  Annem ve babam korkuyor. Onlar dedi kimseyle konuşmayın. Kimseye görünmeyin, kimseye sataşmayın, kimseye bir şey demeyin, kimseyle kavga etmeyin. Kimsenin gözüne batmayın. Hayalet gibi yaşayın. Burası bizim değil. Burada yalnızız. Sahipsiziz. Bunları her gün diyor bize.

(çocuk buna benzer cümleler kurdu.)

Hasan anladım seni. Fakat  dünyanın her yerinde iyiler ve kötüler var. Burada da öyle. Merak etme. Kaygılanma eğer bir kötü insan varsa,  inan karşısında bir iyi insan vardır mutlaka. Bu konuda endişelenme. Bak Ğalya ile beş yıldır tanışırız. Her zaman yanıma gelir. Konuşuruz. Bir sorunu olduğu zaman çözeriz. Ben Hatay’da değilken onu iyi adamlar ve kadınlarla tanıştırdım. Onlara gitti kaç defa. Ahmet Ayan diye bir adam var dedim evini gösterdim. Doğu Batı kitabevide ki öğretmen ağabeyler var. Kadir Hoca var Sevil Abla’nın, Ali abinin yerini gösterdim. Hayat öyle işte. Evet kötüler var. İyilerde var. Bunu hiç unutma ve korkma.

Ğammo biliyorum.   Fakat beni gazeteye çıkarma. Annem bundan çok korkuyor. Yanlış bir şey derim diye. Beni gazeteye çıkarma. Belki bize bir şey yaparlar diye. ben yalnış bir şey dersem annem babam çok korkar.

Tamam Hasan merak etme resim çekmeyeceğim. Söz sana resim çekmeyeceğim. Bu bir sohbet gazete için haber gibi düşünme. Bir öykü gibi düşün.

Hasan Korku nedir?

Korku annemin ağlamasıdır. Korku annemin uyuyamasıdır. Korku babamın annemle kısık sesle konuşmasıdır.

Sanki evimiz var ya üstünde dam var  ya, işte korku o damın ve evlerin kenarlarının olamaması sanki. Şehrin ortasında duvarsız ve damsız bir evde kalmaktır.

CEVAP VER